3. Uluslararası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi Sonuç Bildirgesi

10 Aralık İnsan Hakları Günü
10 Aralık İnsan Hakları Günü
10 Aralık 2019
18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü
18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü
18 Aralık 2019

3. Uluslararası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi Sonuç Bildirgesi

3. Uluslararası - 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi

3. Uluslararası - 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi

3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, 26-30 Kasım 2019 tarihleri arasında 575 katılımcı ile Antalya’da gerçekleştirilmiştir. Kongreye katılan, emeği geçen herkese ve katkı veren kurum ve kuruluşlara teşekkür ederiz. Kongre temasının “Geleceği Birlikte Kurmak: Halk Sağlığında Çok Sektörlü Yaklaşım” olarak seçilmesinin temel nedeni, geleceği inşa etmenin çalışmalarımızın merkezinde olması ve halk sağlığı çalışmalarının daima birçok sektörün işbirliği ile yapılabilecek olmasıdır.

Kongrede 6 ana oturum, 22 panel, 25 sözlü bildiri oturumu, 36 tartışmalı e-poster oturumu ile bir forum gerçekleştirilmiş ve 17’si yurt dışından olmak üzere toplam 133 konuşmacı ve 88 oturum başkanı görev almıştır.

Kongre kapsamında, beş adet birer günlük kurs açılmıştır. “Coğrafi Bilgi Sistemi Eğitimi”, “Halk Sağlığı Araştırmacıları için Kalitatif Veri Analizi”, “Sistematik Derleme ve Metaanaliz”, “Sürveyans Sistemi Kurma ve Yönetme”, “Özbildirim Ölçeklerinin Kültürel Uyarlaması” ve “Klasik Psikometrik Analizler” başlıkları ile açılan kurslar, 99 katılımcının katılımı ile gerçekleştirilmiştir.

Kongrede gerçekleşen bilimsel toplantılarda, Halk Sağlıkçıların tarihsel gelişim sürecinde çok önemli roller oynadığı, ancak gelecekteki rolünün değişen gereksinimlere göre -başta halk sağlığı eğitimi olmak üzere- yapılandırılmasının önemine değinilmiş, bu değişimde değişmeyen en önemli yaklaşımın halk sağlığının kuruluş felsefesi ile uyumlu olan ayrımcılık mağduru grupların doğal savunuculuğun sürdürülmesi başta olmak üzere eşitlik ve hakkaniyet temelli bakış açısı olduğu vurgulanmıştır.

Kongrede; sağlığın belirleyicileri, sağlığı tehdit eden riskli davranışların önlenmesi, sağlıklı yaşam tarzı, hava kirliliği ve sağlık etkilerin değerlendirilmesinde güncel yaklaşımlar, sürdürülebilir şehir sağlığı, bulaşıcı olmayan hastalıkların artan yükü, afetler, göç ve iklim değişikliğinin sağlığa etkileri, erken uyarı sistemleri, bulaşıcı hastalıklar, bağışıklama ve aşı reddi ile ilgili sorunlar, iş sağlığı, sağlık insan gücü ve sağlıkta şiddet, çocuk ve yaşlıların sağlığı ve cezaevleri gibi özel ortamlarda öncelikli sağlık sorunları, kadın ve kadına yönelik şiddet, Astana Deklarasyonu ve ICPD+25 taahhütleri başta olmak üzere ulusal ve uluslararası gündemin ve mevzuat değişikliklerinin getirdikleri ön plana çıkmıştır. Halk sağlığı eğitimi içerisinde tıpta uzmanlık eğitimi ile ilgili gelişmeler de tartışma konuları arasında yerini aldı. Bunun yanı sıra destekleyici, koruyucu, iyileştirici, rehabilitasyon hizmetleri ve palyatif bakım hizmetleri, Azerbaycan sağlık reformu, yapay zekâ ve büyük veri, artan veri talebi ve bunun aidiyet ve diğer etik sorunları, toplanan verinin paylaşılmaması ile ilgili sorunlar, sağlık iletişimi ve medya ilişkisi, tek sağlık, sağlıkta tamamlayıcı ve alternatif uygulamalar, genç halk sağlıkçıların “gezici eğitim semineri” deneyimleri de gündemde yer alan diğer konular arasında yer almıştır.

Kongrede aşağıdaki konu başlıkları gündeme gelmiş ve her başlıkla ilgili gereksinim tanımlanmıştır.

  • Yeni halk sağlığı kavramının irdelendiği kongrede Türkiye özelinde olgu çalışmalarının derlenerek anadilde kaynak kitap yazılması,
  • Küresel olarak sağlın en önemli tehditlerinden biri olan bulaşıcı olmayan hastalıkların kontrolünde maliyet etkin müdahale yöntemleri kullanılması,
  • Bulaşıcı olmayan hastalıkların kontrolünde birinci basamak sağlık hizmetleri temel alınarak çok disiplinli ve çok sektörlü işbirliği modelleri çerçevesinde yürütülmesi,
  • Hava kirliliğini önlemede fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve istihdam politikalarına geçilmesi,
  • Hava kalitesi iyileştirilmesi için Dünya Sağlık Örgütü’nün P.M. 2,5 değeri başta olmak üzere hava kalitesi mevzuatının geliştirilmesi; karar vericilere ekolojik yaklaşım ve çevre risklerinin sağlık etkileri konusunda bilgilendirme çalışmasının yapılmasının gerekliliği,
  • Coğrafi bilgi sistemi dâhil farklı bilişim teknolojileri ulusal çapta anonim veri tabanlarının kullanımı ile yaygınlaştırılması,
  • Afetlerin yönetimi süreçlerinde toplum katılımı ve sektörler arası işbirliğinin sağlanmasına ek olarak yeni teknolojilerin kullanımı yaygınlaştırılması,
  • Sağlıklı şehir kavramının yerleşmesi için tüm sektörlerin ortak çalışması, ortak bilincin geliştirilmesi gerekliliği,
  • Dijital ve çok sektörlü yaklaşımlar ile süreci zenginleştirilebilen Tek Sağlık yaklaşımı öneminin vurgulandığı kongrede yeni ortaya çıkan hastalıklar ve erken uyarı sistemlerinin kurulması,
  • Yüzyılda çalışma yaşamı ve işçi sağlığı ve güvenliğinde değişim için onarıcı iş sağlığı güvenliğinden önleyici iş sağlığı güvenliğine geçilmesi, kalite odaklı değerlendirmeler olması,
  • Anne ölümleri ve karşılanmamış aile planlaması ihtiyacı ve kadın sünnetlerinin 2030’a kadar sıfıra indirilmesi için yoğun çalışmalar yapılması,
  • Çocuk sağlığının geliştirilmesi için özellikle Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki işbirliğine ek olarak, akademi ve STK’ların da sürece dâhil edilmesi,
  • Göçün çözülmesi gereken bir konu değil, iyi yönetilmesi gereken bir konu olarak ele alınması ve göçmenlerin yaşadıkları eşitsizlikleri anlamaya ve azaltmaya dair çabaların arttırılması,
  • Ayrımcılığın önlenmesi için sağlık çalışanlarının eğitiminde ayrımcılık konusunun özellikle incinebilir grupların katılımı ile ele alınması,
  • Göz ardı edilen bir halk sağlığı sorunu olan cezaevlerinde sağlığı geliştirmenin sivil toplum ile kamu işbirliğine dayalı modeller oluşturulması,
  • Türkiye ve dünya genelinde lepra hastalarının damgalama olmadan sağlığın geliştirilmesi için sosyal desteğin arttırılması,
  • Yasadışı uyuşturucu madde ticareti ile mücadele edilebilmesinde sağlı sektörünün yanı sıra birçok sektörün işbirliği,
  • Azerbaycan’da yürütülmekte olan sağlık reformların sağlık harcamaları, koruyucu sağlık hizmetleri, birinci basamak hizmetlerinin entegrasyonu ve hekimlere güven üzerine etkileri yakından incelenmesi ve işbirliğini güçlendirerek araştırma ve eğitim olanakları değerlendirilmesi,
  • Sentetik biyolojiden dijital teknolojilere kadar farklı gelişmelerin halk sağlığı uzmanları arasında bilinirliğinin ve kullanımının arttırılması,
  • Halk sağlığı sorunlarını anlama ve çözüm üretmede tasarım odaklı düşünme yaklaşımlarının yaygınlaştırılması ,
  • Halk sağlığı konularının ve araştırmaların medyada yer almayı ciddi şekilde hak eden bilgi kümesi olduğu, medya mensuplarıyla işbirliğinin güçlendirilerek, sosyal medya görünürlüklerini arttırarak topluma doğru ve güvenli bilgi sunma kanallarını geliştirmesi,
  • Halk sağlıkçıların yaşlı intiharlarının farkında olması, risk ve koruyucu faktörler üzerine çalışmalar yapması gerekliliği,
  • Aşı yaptırmamanın bir davranış değişikliği olup, yerleşmeden geri döndürmenin önemli olduğu, kanuni süreçlerde toplum sağlığını gözetecek yapılandırma gerekliliği, tereddüt oluşturan her süreç/hareket için hızla düzeltme önleme çalışmalarının yapılarak aşının güvenilir ürünler olduğunun bilimsel kanıtlarının hatırlatılması gerekliliği ve toplumda güven tazelemek amacıyla otoriter yaklaşımlardan uzak durularak sağlık çalışanlarının bilgi ve iletişim kapasitesini yükseltici eğitimler planlamanın gerekliliği,
  • Sağlık Bilişiminin halk sağlığı uzmanlık eğitiminin bir parçası olması, bu şekilde multidisipliner çalışma ve işbirliği anlamında da yeni olanakların önünün açılacağı,
  • Büyük veri ve yapay zekânın son dönemde çok önemli hale geldiği ve bu teknolojilerin tıp ve sağlık bilimlerinde de kullanılabileceği, çeşitli sakıncaları olabilir; kişisel verilerin güvenliğinin ve etik değerlerin korunması,
  • Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sıradanlaştığı günümüzde hem sağlık sistemi hem toplumsal kurgumuzla ilgili yapısal bir sorun olduğu, bu sorunun ortaya çıkışında sağlıkta dönüşüm politikalarının önemli rol oynadığı ve çözümün tüm taraflarca geliştirilecek sağlık politakaları yoluyla olabileceği,
  • Saha çalışanları için etik kurullarla yaşanan sorunlara çözüm getirilmesi,
  • Sözleşmeli istihdamın bir çok birimde halk sağlığı uzmanlarının yetkinliklerini kullanabilmesinin önüne geçtiği, mevzuattaki yeni düzenlemelerle uzmanlık alanının yapılanma gerekçeleri göz önüne alınarak halk sağlığı uzmanları için net tanım yapılması gerektiği,
  • Halk sağlıkçıkların kamuda etkin istihdamının ülkenin sağlık sorunlarının çözümünde anahtar rol oynayacağı,
  • Gıda sağlığının korunması adına tıp mensupları, veteriner hekimler ve gıda güvenliği uzmanlarının bir arada çalışmasının önemli olduğu,
  • Sağlık Bakanlığı ve ilgili tüm kamu kuruluşlarının sağlıkla ilgili ürettiği verileri düzenli olarak kamu ile paylaşması gerekliliği, raporlanıp analiz edilerek ilgili paydaşlara iletilmesinin şeffaflık, sektörlerarası işbirliği ve sağlık politikalarının çıktılarını görebilmek adına elzem olduğu,
  • HASUDER’in üyelerinin tümünün çalışmalara katılımını sağlaması ve üyelerinin özlük haklarıyla ilgili çalışmaları daha da güçlendirerek sürdürmesi gerekliliği gürüşüne varılmıştır

Kongremizde, yukarıda bahsi geçen tüm başlıklarda yapılması gerekenler, müdahale alanları, iyi örnekler ve kamu, akademi ve sivil toplum başta olmak üzere tüm sektörlere düşen roller ve görevler ile işbirliğinin nasıl geliştirileceği görüşülmüş, halk sağlıkçıların alanda yaşadıkları deneyimler de paylaşılmıştır.

Bu kongrede de biz kez daha ortaya konulduğu üzere, Halk Sağlıkçılar olarak bizler;

  • Ayrımcılık yaratılmadan her insanın en temel insan hakkı olan sağlık hakkına ulaşmasındaki her türlü engelin kaldırılması gerektiğine inanıyoruz.
  • Bu hakka tam ve eşit erişimin ancak barış ve demokrasin sağlandığı, eşitsizliğin ve yoksulluğun ortadan kaldırıldığı bir dünyada mümkün olduğunu biliyoruz.
  • Açık, paylaşılan, kişisel haklara saygılı, özgürlükçü bir sağlık bilişimi politikasının önemli olduğunu düşünüyoruz.
  • Sağlıklı bir yaşamın her türlü şiddetin önlenmesi ve barış kültürünün oluşturulması ile mümkün olduğunu düşünüyoruz.
  • Yaşadığımız ekosistemin uyumuna insan olarak yapmış olduğumuz sorumsuz müdahalelerin olumsuz sonuçların farkındayız.
  • Ve nihayet, bu hak ihlal, zarar ve eşitsizliklerin devam etmesini etik bir ihlal olduğunu düşünüyor ve kabul edilemez buluyoruz.
  • Bu hakkın kullanımında, tüm sektörlerin sorumlu olduğunun, başta hükümetler olmak üzere seçimlerin sağlıktan yana yapılmasının, üretilen politikalarda sağlık hakkına eşit ve hakkaniyet temelinde ulaşımın temel alınmasının en önemli çözüm yolu olduğuna inanıyoruz.

Halk sağlıkçılar olarak, geleceği bu ilkeler ışığında inşa etme gayretimizi sürdüreceğiz.

Bu amaçla, eğitimlerimizin sürekli değişen gereksinimi karşılayacak şekilde güncellemesini, gerekli bilimsel bilgi ve becerinin kazanılmasını karşılayacak şekilde niteliği artan ve etik açısından doğru bir perspektifte sürdürülmesini sağlama çabası içinde olacağız.

Hiç kimseyi “geride bırakmadan” herkes için sağlık hedefi için ertelenmeden alınması gereken önlemleri her koşulda dile getirmeye, takipçisi olmaya ve geliştirmeye yönelik katkı sunmaya devam edeceğiz.

3. Uluslarası-21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi Katılımcıları

Türkçe