On-line ISSN:2147-155X

Necati Ağabey…

2 Aralık 2012, Pazar, 10:13 | Genel, İz Bırakanlar, Prof.Dr.Necati Dedeoğlu | 1.947 kez okundu | 0 yorum
Prof. Dr. Feride Aksu Tanık Necati Dedeoğlu’nun pek çok insanda çok derin izler bıraktığını düşünüyorum. Bendeki ilk izlerden biri belki doğrudan sadece ona değil ama bir bütün olarak Halk Sağlığı camiasına ait. 1988 Kasım ayı, 12 Eylül karanlığının ardından yeniden bir Halk Sağlığı Kongresi düzenlenmiştir.  Nusret hocamızın TTB başkanı, yanılmıyorsam Necati hocamızın da Anabilim Dalı […]

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık

Necati Dedeoğlu’nun pek çok insanda çok derin izler bıraktığını düşünüyorum. Bendeki ilk izlerden biri belki doğrudan sadece ona değil ama bir bütün olarak Halk Sağlığı camiasına ait. 1988 Kasım ayı, 12 Eylül karanlığının ardından yeniden bir Halk Sağlığı Kongresi düzenlenmiştir.  Nusret hocamızın TTB başkanı, yanılmıyorsam Necati hocamızın da Anabilim Dalı Başkanı olduğu dönem. Kongreye Antalya Tabip Odası ev sahipliği yapmıştı. 1988 kongresi, ülkemizdeki tüm karanlığa karşın nefes alma umudumuzu yeşertmiştir. Yeniden bir araya gelebileceğimizi, toplumun yararını gözeten bilim insanlarının yalnız olmadıklarını kanıtlamıştır. Bu tarihten sonra gerek Türk Tabipleri Birliği çatısı altında Halk Sağlığı Kolu’nda, gerekse Anabilim Dallarının işbirliği ile dinamik, üretken, dayanışmacı bir süreç başlamıştır. Kuşkusuz bu süreçte Necati ağabeyin emeği tartışılmazdır.

 

1989 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün Gelişmekte Olan Ülkelerde Temel Sağlık Hizmetlerinin Planlanması ve Yönetimine dair bir kursuna katılmak üzere Zagreb’e, Andrija Stampar Halk Sağlığı Okulu’na gitmiştim. Kurs sırasında bir ülke sunumu yapmam gerekliydi ve elimdeki verilerin yeterli olmadığı kanısındaydım. İnternet üzerinden yayınlara erişebildiğimiz dönemlerin öncesindeki yıllardan, aradığımız konuda bir yayına ulaşmanın iğne ile kuyu kazmaya benzediği dönemlerden söz ediyorum. Andrija Stampar Halk Sağlığı Okulu’nun müdürü Prof. Dr. Jaksić elinde bir yayın çıktısıyla yanıma geldi. Saygın dergilerden birinde yayınlanmış bir makaleydi, yazarı ise Necati Dedeoğlu. Bütünlüklü bir bakışla Türkiye’nin demografik, sosyal ve ekonomik ölçütlerini tanımlayarak başlayan, sağlığın bunlarla ilintisini net bir biçimde ortaya koyan, irdeleyen, daha da önemlisi sağlıkta eşitsizlikleri sistematik bir biçimde açıklayan bir makaleydi. Bir hazine bulmuştum. Sadece yapacağım sunumu biçimlendirmesi bakımından değil, sağlığa yaklaşımımı ve düşüncelerimi sistematize etmeyi öğretmesi yönünden de.

 

Daha sonra yolumuz çokça kesişti. Özellikle Türk Tabipleri Birliği’nin çatısı altında yürütülen çalışmalarda birlikte olduk. Bu birlikteliklerde mütevazı, yalın, emekçi, çalışkan, direngen, üretken kimliğinin tanığı oldum. Bu çalışmalar sırasında bir ülkenin Halk Sağlığı Okulu olmasının ne kadar önemli olduğunu kavradım. Hıfzısıhha Okulu’na dair Necati ağabeyin anlattıkları, paylaşımları çok öğreticiydi. Necati hoca Türk Tabipleri Birliği’nin her çağrısında hiç yüksünmeden, üşenmeden emek vermiştir. Gerek Tabip Odası başkanı olduğu dönemde, Antalya yerelinde hekim örgütlenmesine, gerekse merkezi düzeydeki çalışmalara sunduğu katkılar derin bir iz bırakmıştır. Türk Tabipleri Birliği’nin çağrıları bazen bir çalıştay, bazen bir gezici eğitim semineri, bazen bir alan çalışmasıdır. Her birinde onunla aynı havayı solumak, ortamı ve süreci paylaşmak müthiş zenginleştiricidir. Aklına yatmayan konularda inançla ve ısrarla karşı durur, görüşlerini ifade eder. Karşı savları dikkatle dinler, yeniden kendi savını dillendirir. Tartışma kültürünü öğrenmemize çok katkısı olduğunu düşünürüm.

 

Ülkenin zor zamanlarının Halk Sağlıkçısıdır Necati hocamız. Bulaşıcı hastalık salgınları, depremler, sel ve heyelanlar sonrasında, yerleşim yeri neresi olursa olsun, ister Bartın, ister Kocaeli, ister Van; sırt çantasıyla, kimseye yük olmadan, felaket turistliği yapmadan iş üretir. Kurumlar arası işbirliğinin oluşturulması ve sürdürülmesinde çok titizdir.

 

Sadece ülkemizde değil, ülke dışında da saygın bir yeri olduğunu biliyoruz. Çok sayıda meslektaşı ile uzun yıllara yayılan ve güven ilişkisine dayanan bir ilişkisi olduğunu biliyorum. Üstelik bu tanışıklıklarını kıskançlıkla kendisine saklamadığının, paylaşarak çoğalmamıza çaba harcadığının da yakın bir tanığıyım. 2005 yılında Selanik’teki bir toplantıya onun yerine katılıp katılamayacağımı sorması ile başlayan süreç, günümüzde Uluslar arası Sağlık Politikaları Birliği’nin Avrupa biriminin çalışmalarına etkin bir biçimde katılmamızı sağlamıştır.

 

Zihninin aydınlığı gözlerine yansıyarak, pırıl pırıl mavi gözleriyle karşısındakinin beyninin içine bakarak konuştuğunu görür gibiyim. Emekli olmanın Necati ağabeyin emekçi olmasını değiştirmeyeceğini biliyorum. Tüm emekleriniz için sonsuz teşekkürler. En içten sevgi ve saygılarımla…

 

 

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık

 

YORUM YAZ


Lütfen doldurunuz *

Henüz yorum yapılmamış.