On-line ISSN:2147-155X

HALK SAĞLIĞI GÜNLERİ: III. OKUL SAĞLIĞI SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

18 Eylül 2014, Perşembe, 12:08 | Kongrelerden-Toplantılardan | 2.142 kez okundu | 0 yorum
 HALK SAĞLIĞI GÜNLERİ: III. OKUL SAĞLIĞI SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ “Okul Sağlığında Ağız ve Diş Sağlığı” 08-09 Eylül 2014 – Ankara   Doğu Akdeniz Halk Sağlığı Anabilim Dallarının geleneksel olarak başlattığı Okul Sağlığı Sempozyumunun üçüncüsü Halk Sağlığı Uzmanları Derneğinin (HASUDER) desteği, Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü ve Diş Hekimliği Fakültesinin ev sahipliğinde 8-9 Eylül 2014 tarihleri […]

 HALK SAĞLIĞI GÜNLERİ: III. OKUL SAĞLIĞI SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

“Okul Sağlığında Ağız ve Diş Sağlığı”

08-09 Eylül 2014 – Ankara

 

Doğu Akdeniz Halk Sağlığı Anabilim Dallarının geleneksel olarak başlattığı Okul Sağlığı Sempozyumunun üçüncüsü Halk Sağlığı Uzmanları Derneğinin (HASUDER) desteği, Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü ve Diş Hekimliği Fakültesinin ev sahipliğinde 8-9 Eylül 2014 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Kültür Merkezinde gerçekleştirilmiştir. Sempozyuma 228 kişi katılmış, 44 bildiri sunumu olmuştur.

Ülkemizde yaklaşık 18 milyon çocuk okullarda öğrenim görmektedir. Okullarda çalışan yaklaşık 900 bin eğitimcinin yanı sıra çalışan idari personel ile birlikte, okulların nüfusu toplam ülke nüfusumuzun yaklaşık dörtte birine karşılık gelmektedir. Yani, toplumumuzda her dört kişiden biri gününün önemli bir kısmını okulda geçirmektedir.

Çocukların sağlıklı olmaları ile öğrenim başarıları arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Çocuklar sağlıklı olduğunda öğretim kurumuna devamları artmakta; ayrıca, öğrenme süreçlerine katılımları da olumlu olarak etkilenmektedir.

Okul çağı çocuklarında önemli sağlık sorunları görülmektedir. Bunlardan biri de ağız ve diş sağlığı sorunlarıdır. Okul çağı çocuklarda görülen ağız diş sağlığı sorunları; çiğneme, beslenme, konuşma ve kendine güvenin kaybı gibi sorunlara neden olmaktadır. Ayrıca ağız diş sağlığı sorunları önemli bir okula devamsızlık nedenidir.  Ağız diş sağlığı kötü olan öğrencilerin okula devamsızlıklarının 12 kat daha fazla olduğu rapor edilmektedir. Ayrıca diş çürükleri çocukların beslenmesini bozar, enfeksiyon hastalıklarına neden olurken, çocukların görüntüsünü bozar ve mutsuz olmalarına neden olur. Diş çürükleri ile bazı sistemik hastalıkların oluşması arasında ilişki bulunmaktadır.

Hacettepe Üniversitesi tarafından 2004 yılında yapılan Türkiye’de Ağız ve Diş Sağlığı Düzeyi Araştırmasında beş yaş çocukların %82,1’inin hiç diş hekimine gitmemiştir ve %69,8’inin en az bir çürük dişi vardır; çocukların %21,2’sinin ise diş fırçasının olmadığı öğrenilmiştir. Yine aynı araştırmada 12 yaş çocukların ise  %41,4’ünün hiç diş hekimine gitmediği, %61,1’inin en az bir çürük dişi olduğu ve%9,5’inin de diş fırçasının olmadığı bildirilmektedir. Bu çalışma açıkça ülkemizde okul çağı çocukların ağız ve diş sağlığı konusunda bilgi ve hizmet gereksinimi olduğunu göstermektedir.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bünyesinde toplum sağlığı merkezleri ve aile hekimleri tarafından ilkokul çocuklarına yönelik olarak sunulan okul sağlığı hizmetleri içinde koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri yer almaktadır. Tarama programları şeklinde yürütülen bu programlarda aile hekimleri, bazı illerde diş hekimleri yer almaktadır. Kamu Hastaneleri Kurumu kapsamında yer alan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinde ailelerin başvurusu dâhilinde tedavi hizmetlerine ulaşılmaktadır.

Çocuk Haklarına dair Sözleşmeye göre, her çocuğun sağlıklı yaşama ve sağlık hizmetlerine ulaşma hakkı bulunmaktadır. Okul öncesi ve okul döneminde olan çocuklara yönelik birinci basamakta koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri sunulmamaktadır. Birinci basamak düzeyinde acil olarak koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmet modeli (Aile Sağlığı Merkezlerine entegre olarak Aile Diş Hekimi) geliştirilmelidir. Bu hizmet modelinin kapsayıcı, çocukların bir yaşından itibaren önerilen sıklıklarda muayenelerini içeren, çocuklara davranış kazandırmayı amaçlayacak şekilde planlanmasını önermekteyiz. Koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetinin mezuniyet öncesi ve sonrasında yeterli bilgi ve beceri ile donanmış diş hekimi, aile hekimi ve hemşireden oluşan bir ekip ile sunulmasını önermekteyiz. Koruyucu ve tedavi edici diş sağlığı hizmetleri arasında sevk sisteminin ivedilikle geliştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında özellikle koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri harcama kriterlerinin tekrar değerlendirilmesi ve ödeme altına alınması gerekmektedir.

Toplumda ağız ve diş sağlığı hedefleri belirlenmeli ve göstergeler izlenmelidir. Toplumda uygulanması önerilen müdahale yöntemlerinin uygulanabilirliği, kabul edilebilirliği, maliyeti ve sonuçları değerlendirilerek yaygınlaştırılmasına özen gösterilmelidir.

19.04.2011 tarihli Hemşirelik Yönetmeliğinde Okul Sağlığı Hemşireliği ile ilgili görev tanımlamaları yapılmasına arşın, devlet okullarında hala okul sağlığı hemşiresi istihdamı yapılmamaktadır. İvedi olarak, riskli bölgelerden başlanarak, okullarda sağlık birimleri oluşturulmalı ve okul sağlığı hemşiresi görevlendirilmelidir.

Okulların, çocukların sağlıklı davranışları kazanmalarındaki rolleri büyüktür. Okullarda öğrencilere ağız ve diş sağlığı ile ilgili bilgi ve beceri kazandırmaya yönelik mesajların daha fazla verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Öğretmenlerin mezuniyet öncesi ve sonrası eğitimlerinde sağlık profesyonelleri tarafından sağlık konularında bilgilendirilmesi eğitim ve hizmetin niteliğine olumlu katkı sağlayacaktır. Öğretmenlerin ağız ve diş sağlığının korunmasında bilgi sahibi olmasının yanı sıra örnek davranışlara sahip olmasının öğrencilerin öğrenme süreçlerini olumlu olarak etkileyecektir.

Çocukların ağız ve diş sağlığının iyileştirilmesi için toplumdaki herkesin sorumluluğu vardır. Çocukların ağız ve diş sağlığını geliştirmek için hep beraber çalışmamız gerekmektedir.

 SEMPOZYUM FOTOĞRAFI İÇİN TIKLAYINIZ…

 

Okul Çağı Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığın Sorunları ve Korunma

 

Ağız içinde bulunan bazı bakteriler diş çürüğünün oluşmasında ve ilerlemesinden sorumludurlar. Ailelerin çocuklarının bakımı sırasındaki bazı davranışları ağız içine mikroorganizmaların yerleştirilmesine neden olabilir. Bu davranışların başında bebeğin dudaktan öpülmesi, çocuğun kaşığındaki yemeğin sıcaklığını kontrol etme ya da tadına bakma amacıyla ağıza alındıktan sonra çocuğa verilmesi, emziğin ağızda temizlenerek çocuğa verilmesi gelmektedir.

Ayrıca, sağlıksız beslenme alışkanlıkları da (karbonhidratlı gıdaların ağızda uzun süre kalması, yapışkan ve kolay ayrılmayan besinleri tek başına yalnız tüketmek, karbonhidratlı içeceklerin içilmesi gibi) çürük oluşmasına neden olmaktadır.

Diş çürüklerine dolgu yapılması tedavi değildir, dolgu diş çürüğün ilerlemesinin durdurulması amaçlanmaktadır. Bu nedenle diş çürüklerinin önlenmesi çok daha önemlidir. Bazı ülkelerde çocuklarda  “diş çürüğü” olması çocuk ihmali olarak kabul edilmektedir.

Diş çürükleri, ağız hijyeninin sağlanması, dişlerin güçlendirilmesi ve sağlıklı beslenme davranışları ile önlenebilir.

Diş çürüklerini önlemek için kazandırılması istenilen sağlıklı beslenme davranışları arasında;

  • Besin ve içecek tüketimi arasında 2 saat ara olması,
  • Tükürük salımını uyarmak için taze ve işlenmemiş besinlerin tüketilmesi,
  • Ara ve ana öğün sırasında şekersiz sakız çiğnenmesi,
  • Besinlerin etiketinin okunarak besinlerin şeker içeriğinin değerlendirilmesi (100 gr besinde 15 gramdan düşük şeker olması),
  • Öğünlerde şeker miktarının %10’u geçmemesi,
  • Ara öğünlerde peynir tüketiminin desteklenmesi gibi uygulamalar yer almaktadır.

Son yıllarda beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle dişin en üst tabakasında olan kayıplar şeklinde tanımlanan diş erozyonlarının daha fazla görülmektedir. Diş erozyonları, beslenme bozuklukları, görüntü bozuklukları ve ağrılara neden olmaktadır. Süt dişinde olan diş erozyonları, kalıcı dişlerde de devam etmektedir. Yanlış diş fırçalama, diş gıcırdatma, asitli içecek ve yiyeceklerin tüketilmesi, dişlere temas ederek pipet kullanımı, egzersiz sonrası ağız kuruluğu olduğu sırada asidik içeceklerin içilmesi diş erozyonlarına neden olmaktadır.  Diş erozyonlarını önlemek için asidik özellikte olan yiyecek ve içeceklerin tüketilmemesi, su içilmesi, peynir tüketimi, doğru pipet kullanma ve karbonatlı su ile ağız çalkalama önerilmektedir. 

Süt dişleri daimi dişlerin sürme zamanı olan 6-11 yaşına kadar ağızda kalarak hem çocuğun beslenmesini sağlamakta hem de alttan gelen daimi dişlerin yerini korumaktadır. Daimi diş sürme zamanı gelmeden önce çürük, darbe v.b. nedenlerle kaybedilen süt dişlerinin yeri korunmazsa alttan gelen daimi dişler gömülü kalmakta veya farklı bir yerden sürerek kapanış bozukluğu veya ortodontik problem oluşmasına neden olmaktadır. Erken kaybedilmiş süt dişlerinin yerini korumak için yer tutucular önerilmektedir.

Çocuklarda ağız ve diş sağlığının iyileştirilmesi için;

  • Diş fırçalama davranışının geliştirilmesi,
  • Sağlıklı beslenme davranışları,
  • Dişlerde ara yüz temizliği
  • Florür kullanımı
  • Yer tutucu uygulanması temel müdahale alanlarıdır.

Basit diş temizliği dişlerin sürmeye başlamasıyla beraber başlamalı, önce mekanik temizlik yapılmalı, daha sonra da diş fırçalama öğretilmelidir. Çocuğun diş fırçalamasına bir yaşında başlaması önerilmektedir. Çocukların el becerisinin dokuz yaşında tamamlandığı bilinmektedir; bu nedenle aileler çocukların doğru diş fırçalama davranışını geliştirmeleri için uzun süre destek olmalıdırlar.

 

 

Anahtar Kelimeler: ,

YORUM YAZ


Lütfen doldurunuz *

Henüz yorum yapılmamış.