On-line ISSN:2147-155X

Halk Sağlığı Uzmanlık Eğitimimizin 11 Ayı Nereye gidiyor?

7 Ocak 2013, Pazartesi, 4:46 | Asistanın Sesi, Genel | 6.066 kez okundu | 2 yorum
Araş. Gör. Dr. Ceyda Şahan Akduman Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD Bilindiği gibi halk sağlığı uzmanı olmak için asistan olarak tamamlanması gereken toplam süre 4 yıldır. Bu eğitim süremiz boyunca tıp doktoru unvanımızın ötesinde öğrenmemiz gereken birçok konu bulunmaktadır. Halk sağlığı uzmanlığı alanının başlıca ilgi alanları toplumun sağlık düzeyinin belirlenmesi, sağlığı bozan […]

Araş. Gör. Dr. Ceyda Şahan Akduman

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD

Bilindiği gibi halk sağlığı uzmanı olmak için asistan olarak tamamlanması gereken toplam süre 4 yıldır. Bu eğitim süremiz boyunca tıp doktoru unvanımızın ötesinde öğrenmemiz gereken birçok konu bulunmaktadır. Halk sağlığı uzmanlığı alanının başlıca ilgi alanları toplumun sağlık düzeyinin belirlenmesi, sağlığı bozan etmenlerin açığa çıkarılması, bu etmenlerle mücadele yöntemlerinin saptanması, toplum sağlığı için gerekli sağlık politikalarının oluşturulması ve bu ilkelerin uygulanması için çaba göstermektir. Tüm bunların sağlanması için sağlam bir bilgi birikimi ve uygulama alanına gereksinimimiz vardır. Halk sağlığı uzmanlık eğitimimizde özümsememiz gereken başlıca eğitim konuları; epidemiyoloji, biyoistatistik, sağlık yönetimi, sağlık politikası, iş sağlığı, kadın sağlığı, çocuk sağlığı, çevre sağlığı, bulaşıcı hastalıklar, sağlık eğitimi, bulaşıcı olmayan hastalıklar, sağlık sistemleri, demografi, yaşlı sağlığı, sağlık sosyolojisi, sağlık ekonomisi ve tıbbi etiktir. Her bir konu kendine göre ayrıntıları olan, ayrı emek isteyen ve gelişmiş ülkelerde özel olarak uzmanlık eğitimi gerektiren konulardır. Günümüzde bir halk sağlıkçının ne iş yaptığını bilmeyen bu kadar çok insan hatta sağlıkçı varken bize düşen kendi sınırlarımızı iyi çizip, zamanımızı etkin ve akılcı şekilde değerlendirmektir.

Bu aşamada halk sağlığı uzmanlık eğitiminin 11 ayını alan rotasyonlarda neler yaptığımızı irdelemek istiyorum. Bilindiği gibi resmi olarak yaptığımız rotasyonlar; 2 ay İç Hastalıkları, 2 ay Kadın Hastalıkları ve Doğum, 2 ay Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, 2 ay Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, 1 ay Kardiyoloji, 1 ay Göğüs Hastalıkları ve 1 ay Ruh Sağlığı ve Hastalıkları olarak belirlenmiştir. Bu bölümde özellikle farklı üniversitelerdeki halk sağlığı asistanlarının görüşlerinden de oldukça yararlandığımı belirtmek isterim.

Buna dayanarak birkaç arkadaşımın yorumlarını kendi ağızlarından aktarmak istiyorum;

‘Bana katkısı olduğunu düşünsem bir şeyler öğrenmek için var gücümle çalışırdım bu rotasyonlarda. Ama olan muayene bilgimin üstüne bir şey katmıyorum. Bir anamnez alırken aklıma gelen hastalık sayısı kısıtlı. Bu sayı ancak okumakla büyür, hangi rotasyonda neyi okuyayım ki zaten her biri derya deniz… Rotasyonları intörnlüğün tekrarı gibi görüyorum.’

‘Rotasyonlarda klinisyenler gibi çalıştırılmamızın bir anlamı yok bence. Çünkü mezuniyet öncesinde ve sonrasında işimize yaramayacak bir sürü angaryaları nöbetler de dâhil bize yüklemeye çalışıyorlar. Bazı kliniklerde rotasyon yapmak yerine, Toplum Sağlığı Merkezi ve Halk Sağlığı Müdürlüklerinde daha fazla rotasyon yapmamız daha iyi olur.’

‘Psikiyatri rotasyonu yaptım, nöbet de tuttum, biraz da hasta takip ettim ve Halk Sağlığı adına hiçbir şey kazanmadım. Şimdi kardiyolojideyim açıkçası serbest bıraktılar, nöbet de yazmadılar, hasta da vermediler, kazandırdığı hiçbir şey yok. Bu rotasyonların hiçbiri halk sağlığı adına hiçbir şey kazandırmıyor. Sadece gittiğimiz bölümlerin asistan sıkıntısı varsa o eksikliği gideriyoruz, servis takip ediyoruz, nöbet tutuyoruz ve vizitlere katılıyoruz. Gittiğimiz bölümlerin hocaları bizi diğer bölümlerin rotasyonerleriyle karıştırıyor, ne iş yaptığımızı, ne olduğumuzu bile bilmiyorlar. Zaten onların bize bir şey katma gibi bir dertleri de yok.’

Bu yorumların ışığında ben de birkaç önemli gördüğüm noktadan bahsetmek istiyorum. Günümüz Türkiye’sinde sağlık sisteminin kıyısında köşesinde kalmış olan asistan eğitimine en çok değer veren bölümlerden birinin Halk Sağlığı Anabilim Dalları olduğunu unutmamalıyız. İçinde bulunduğumuz şartlarda üniversitelerin eğitim araştırma hastanelerinin kar getirme amaçlı çalışmaya başlamış olması ve asistanların bu çarkta bir angarya dişlisi olarak görülmesi bizleri de oldukça etkilemektedir. Gittiğimiz rotasyonlardaki diğer klinik asistanlarının da çoğu zaman personel veya veri kayıt elemanı olarak kullanılması, faturalandıramadıkları işlemleri yapamamaları, eğitim alacakları öğretim görevlilerine ulaşma sıkıntıları göz ardı edilemeyecek boyuttadır.

Halk Sağlığı Uzmanlık Eğitim müfredatında da doğrudan hasta bakmayla ya da servis takip etmeyle ilgili bağlayıcı bir amaç güdülmediği açıktır (1). Tıp eğitiminde servislerde az görülen bazı sendromlu hastaları takip ederken polikliniğe gelen ve sık görülen hastalıkları kaçırmak zaten yeterince önemli bir sorundur. Şimdi mezuniyet sonrası eğitim döneminde bir Halk Sağlığı asistanı da amacı dışında çalışmak zorunda bırakılarak, Aile planlaması hizmet yönetimini öğrenmeden Kadın Hastalıkları ve Doğum rotasyonunu, sağlıklı çocuk izlemini öğrenmeden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları rotasyonunu, salgınların, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve kontrolüne değinmeden Enfeksiyon Hastalıkları rotasyonunu rahatlıkla bitirebilmektedir.

Ayrıca kongre, sempozyum veya akademik kurullarımızda bu konuya ayırdığımız zamana ve buna rağmen sorunları çözemeyişimize bakacak olursak belki de klinik rotasyon sürelerimizi kısaltmalı, bunların yerine uzmanlığımızda gereksinimimiz olan toplum sağlığı merkezi ve halk sağlığı müdürlüğü rotasyonlarını zorunlu olarak koymalıyız. Bu şekilde devam edecek olan bir halk sağlığı uzmanlık eğitiminin sürekli aile hekimliği uzmanlık eğitimi ile karıştırıldığı gerçeğini de göz ardı etmemeliyiz.

Halk sağlığı uzmanlık eğitiminin gerek kuramsal içeriği, gerek uygulamaları ve özellikle de klinik rotasyonları açısından kalitatif ve kantitatif olarak incelenmesi gerekmektedir. Bu amaçla halk sağlığı uzmanlık öğrencileri, öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve HASUDER’in yetkili kurullarının görüşleri alınarak uzmanlık eğitiminin içeriği yeniden belirlenmelidir.

Tüm dünyada koruyucu sağlık hizmetlerinin tedavi edici hizmetlere göre daha fazla maliyet-etkili olduğu kabul edilmişken, halk sağlıkçılar olarak bizi amacımızdan alıkoyacak ya da zaman yitirmemize neden olacak her türlü engeli aşmayı bilmeliyiz. Hayatımızın 11 ayı bile göz ardı edilemeyecek kadar uzun ve değerliyken, kısacık uzmanlık eğitimimizin neredeyse dörtte birini neyle geçirdiğimize tekrar dönüp bakmalıyız.

Kaynaklar

  1. Halk Sağlığı Uzmanlık Eğitim Müfredatı

http://www.tuk.saglik.gov.tr/muf/52_halk_sagligi_v.1.0.pdf Erişim Tarihi: 7 Ocak 2013

Anahtar Kelimeler:

YORUM YAZ


Lütfen doldurunuz *

7 Ocak 2014 Salı, 13:59
Alparslan Duman

Kesinlikle katılıyorum. Klinik rotasyonları azaltıp, TSM/Halk Sağlığı Müdürlüğü’nde daha uzun süre dursak daha çok kazanımımız olacağına inanıyorum. Beraber çalıştığımız asistan arkadaşlarımız da aynı fikirde.

30 Ocak 2014 Perşembe, 19:24
Cihat ADIN

Evet Alparslan, sana katılıyorum canım.